yarayı kapatan yaradan da derin
kaybetmiş olmama rağmen beni görsen kazanmış hissederim.
hassas bir çok kalbin sahip olduğu bir takım çizgilere basamama sorunu: ben hassas bir kalbim.
yoldaki çizgilere basamam. insanlara benziyor kaldırımdaki çizgiler. şimdi düşün ki kaldırım benim hayatım, çizgiler de insanlar. ben kırmak istemem kimseyi, kırdysam özür dilerim. çok özür dilerim. tüm suçu kendimde buluyorum ve bana saygı duymayan insanlara dahi saygı duyuyorum. insanların kırmızı çizgilerine basmıyorum. insanların kırmızı çizgilerine basmayan biriyim ama benim çizgilerime herkes basar. kimsenin incitmekten korkmadığı biri olmak değersiz hissettiriyor. bu yüzden silik benim kırmızı çizgilerim. epey soluklar yani. görünmez.
beyaz kaldırımlardan nefret ederim. çizgiler daha çok belli oluyor. görmeden basma şansım dahi yok. beyaz kaldırımlarda her şey belli oluyor. karıncalar belli oluyor. deli karıncalar diyor halam. böyle başı sonu büyük ama belleri ince. belleri çabuk kırılıyor. çıt diye. çıt, kırılıyor. deli karıncalara taşıyamayacağı yükler yüklenmemeli. belli ince, çabuk kırılıyor. çıt diye. karıncaların beli benim kalbim gibi. çıt, kırılıyor.
ben bu kafayla ne yaparım bilmiyorum. öpüşürüm, sevişirim, biraz sever belki sevilirim. daralırım, nefesim kesilir. biraz özgür yaşarım. kavga ederim, barışırım, ayrılırım. solas son kez çalar, ölürüm.
yani, demek isterim. lafı eğip bükmeden, ayıbı günahı koy bir tarafa. yani suya hasret çiçekler gibi boynu bükük gezer sevgiye hasret yürekler. yani çiçekler su ister.
yani ne istesem yapamadım. yani yapamazdım. kaybolma korkusu, kaybetmekten de beterdi. zaten anladım dönecek evimin olmayışını, altında durduğum çatı başıma yıkılınca.
yokluklarına üzülmek, yaptıklarına üzülmekten daha kolaydı.
yani zor benim için böyle anlatmak bir şeyleri. kelimeler dahi istemez böyle anlamlar altında kalmayı.
istemesem de kaldırımdan yürümeyi, yol çok sıkışıksa inemiyorum kaldırımdan aşağı. yani kaçamıyorum. kaçamayışım daha çok üzer beni kaçmak isteme sebebimden. kaçarsam, kaybolurum.
fakat biraz daha kaçamazsam, ölürüm. benim adım atacak halim yok. ne olacak benim bu tireyen ellerim, dizlerim ve sesim?
yanlış bir dilek tuttum ve olduğumdan daha çok kayboldum.
yani, öyle işte. bu işin bir sonu yok. varsa da bilmem.
Yorumlar
Yorum Gönder